Toggle Menu
Güzel sözler arşivi

Atasözleri

Sizler için derlediğimiz en güzel Yerel Sözleri bu sayfada bulabilirsiniz.

Yerel Sözler

Ala keçi her vakit püsküllü oğlak doğurmaz.
April’in beşinde, öküzü ayırır eşinden, dereler dolar leşinden!
Aracı yer tokadı! Anlamı: Kavgayı ayırmak isteyen kadın, arada dayak yemiş… Haymana yolunda bir hanımdan naklen Said Dağdaş, 31.07.2011
Armudu farıdan aşıymış, insanı farıdan eşiymiş. Anlamı: İnsanı eşi ihtiyarlatır anlamında...
Arpa ağırı kıç atar! Anlamı: Bir arpa tanesi bile ağır basar anlamında. Cümle içinde: "Arpa ağırı kıç atar! dedikleri işte bu!"
At kudümüy yurt kudümü, avrat kudümü.
Ateş düzene girdi hamur bitti, işler düzene girdi ömür bitti. Anlamı: Serik’li, 1923 doğumlu yaşlı bir Yörük kadınından naklen Mustafa Aydın’dan naklen Said Dağdaş)! “Sacım düzen buldu hamurum tükendi, evim düzen buldu ömrüm tükendi” atasözü ile (Dodurga'lı Fatmana Dağdaş, 1977) ile benzer anlamda.
Atlar tepişir, arada eşekler ezilir. (Atlar tepişir olan eşeklere olur. Atlar tepişirken arada eşekler ezilir.)
Ay buluttan çıksın da gör, ayva tüyünü atsın da gör. Anlamı: Daha yeni doğan çocuk hakkında konuşmak erken, biraz büyüsün, serpilsin, ondan sonra bakın siz onun güzelliğine, yaratılışındaki mükemmelliğe anlamında. (F. Dağdaş, 1984)
Ayaklar ıslanmadan balık tutulmaz. Anlamı: (1985’li, Borçka-Camili (Macaheli)'li Sinem Gökdemir'den naklen Said Dağdaş, 24 Mayıs 2006)! "Emekte biter yumak!" atasözü ile benzer anlamda…
Ayırıcı gelmiş, seçici gelmiş. Orta yere sı.ıcı gelmiş. Anlamı: Pişmiş aşa su katan, işi bozan kişiyi tanımlar. (F. Dağdaş, 04. 1980)
Ayıya sormuşlar mesleğin ne diye? Berberlik demiş. Amma da eline yakışır ya, demişler! Anlamı: (Mehmet YAMAN’dan naklen Celil Yaman'dan naklen Said Dağdaş, 14.02.2011). "Babam bunu sofraya tabak koymaya çalışırken yemeği dökünce söyledi. Yani tanım ve doğası gereği bazı işleri belli kişiler yapabilir, yapması uygun düşer.
Baba! Nâçar ağlama! Gündür, gelir geçer ağlama! Bu kapıyı örten bir gün açar! Ağlama! Anlamı: Umutlu yaşamayı, Allah’a güvenmeyi daima hatırlatan bir atasözü.
Babamın öldüğüne yanmıyorum da, Hüküm Allah’ın, diyenlere dayanamıyorum. Anlamı: (Enver Oymak'dan naklen Said Dağdaş, 10.4.1994, Acıpayam-Darıveren’li)
Baş olan boş olmaz (Resul Tosun):
Bektaşi demiş ki: Ne deden var, ne husan... Anlamı: (Çankırılı bir taksi şoföründen naklen Said Dağdaş, Ankara) Çocuğun yoksa, evli değilsen, çevrende hısım akraban azsa derdin de azdır anlamında.
Boyuma göre boy buldum, huyuma göre huy bulamadım.
Bulutlar Muş’a gider, rençberler işe gider! Bulutlar Tev’e gider, rençberler köye gider!
Bir iki ondört, ben örttüm sen de ört. Anlamı: Meseleyi büyütme, kapat, tatsızlık çıkmasın anlamında.
Bir laf vardır: Baban döver hurmayla, eller döver yarmayla derler.
Boyum sıra buldum, huyum sıra bulamadım. Anlamı: Dengime düşemedim, huyuma uygun biriyle evlilik yapamadım anlamında.
Bu arpa kelle bağlamaz. Anlamı: Bundan hayır gelmez / Bundan iş çıkmaz, anlamında olumsuzluk belirtir.
Bu davullar sana çalınıbbarı (çalınıyor) kızım, ama benim senden umudum yok. Anlamı: Beceriksiz, işten anlamayan kişi için söylenmektedir.
Canı acıyan ne demez! Karnı acıkan ne yemez!
Cebinde penceviş parası yok, gözü suralıkda. Anlamı: Isparta - Uluborlu ilçesi ve yöresinden. (Demirdal...
Cevizin içinde, o kadar da koz olmaz mı canım? Anlamı: Her malda, hatta insanoğlunda da, az da olsa çürük bulunur, anlamında.
Çatal kazık yere batmaz. Anlamı: Mutabakat sağlanamayan işten verim alınmaz.
Çay sıra gidip yol sıra gelme! Anlamı: Verilen işi noksan yapma, anlamında.
Çaydan geçip çipildende boğulma. Anlamı: İşin zor tarafını hallettikten sonra daha kolay aşamasında beceriksizlik gösterme, anlamında.
Çiftçiye yağmur, yolcuya kurak, cümlenin muradını verecek Hak.
Çocuğun yediği helal, giydiği haramdır!
Çürüksüz koz olmaz! Anlamı: Cevizin içinde çürük de bulunur! Her malda, hatta insanoğlunda da, az da olsa çürük bulunur.
Dam tıpırtısı, karı bıtırtısı, var ömrümü yok etti. Anlamı: (Yukarı Dodurgalı 1341'li Fatmana Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş)
Dama dama göl olur, dada dada heç olur. Anlamı: (Şarki Azerbaycan-İran'lı Selahaddin Kusekenani'den naklen Said Dağdaş, 6.6. 1999) Damlaya damlaya göl olur, azar azar kullanmakla biter, anlamında.
Dazlayan daza düşer, kel başlı kıza düşer.
Deden yok, dede paran yok. Anlamı: Sorumluluğun yok, rahatsın anlamında.
Deh! denmiş dünyayı, Çüş! diye sen mi durduracaksın?
Deliden al uslu haberi.
Devenin üstünde kuduz dalar mı? Dalar! Anlamı: Bela en ummadık yerde bile karşına çıkabilir.
Dünya duaylan (dua ile), elek sıvaylan (sıva ile). Anlamı: Dua etmenin önemli olduğu, eleği korumanın onun bakımıyla ilgili olduğu misal verilerek anlatılmaktadır.
Dünyada üç tane ahmak (keriz) vardır: Birisi rampaya çıkarken sigara içen, diğeri gece tek başına ıssız yerde dolaşan, bir diğeri de köyde yaşamasına rağmen bağı-bostanı, davarı-keçisi olmayan… (Si ahmak hene dini, İk eve yi evrazya kişi tütnie, İk eve yi şevi gerit tini, İk eve yit çite gunda, Rûnut gunda ne berhu peze, Ne boğureze…) Anlamı: (Patnoslu Ozan Hacı Abdulkerim’den nakleden Van-Gürpınar – Örmeli Köyü – El emeği Mezrasından 1964’lü İsa Aslan’dan naklen Said Dağdaş, 16.12.2011, Erzurum). Yaşanılan yöre halkının hayata bakışını ve hayatı algılayışını yansıtan bir atasözü.
Ehvence ölüm, yaylanca geçit. Anlamı: (Anası Leyla Baz’dan naklen, Hatice Mengi, 1341’li, Dodurga, 17.7.2003) Ölümün kolayca gelmesi ve ahiret hesabının da kolay verilmesi için temenni.
Ekici ol, bilici olma.
El derken dudak açılır, birbirin derken birleşir. Anlamı: (1303 doğumlu Aynımah Ünlü’den nakleden 1945’li Sebahat Ünlü’den naklen Said Dağdaş, 22.06.2002-Denizli-Dodurgalar Kasabası) Birlik ve beraberliği kısaca açıklayan bir atasözü.
El gücü, sel gücü. Anlamı: (Selahaddin Kusekenani, İran, Şarki Azerbaycan Eyaleti, (6 Haziran 1999, Beyşehir) Bir elin nesi var, iki elin sesi var anlamında. Selahaddin Bey bu ata sözünü, birlikte bir iş görer, yahşidir. Hatmin, adam muvaffak ola, şeklinde Azeri Türkçesi ile açıklamıştır (Said Dağdaş).
Elde yiyen, yolda acıkır. Anlamı: (Tokat/Reşadiye- Baydarlı köyünden Hasan Karaca 1975'te söylemiştir)
Elden kalan, elli gün kalır. Anlamı: (1950’li Ayşe Yaman’dan naklen Celil Yaman, 5.9.2005)! Not: El kelimesindeki «e» harfi açık «e»dir. Zamanında yapılmayan iş, kalır gider. «Demir tavında yapışır!» atasözü ile benzer anlamdadır…
Elin iyisi olmaz, gavurun dayısı olmaz.
Enik için köpek beslenir. Anlamı: Sağlayacağı faydadan dolayı, o kişiye katlanılır anlamında.
Erek mi, görek mi? Anlamı: Kimbilir bana nasip olur mu, ömrüm yeter mi, görür müyüm anlamında. Örnek: Yaşım 75, erek mi görek mi bundan sonra?
Et, ekmek üstünde yakışır. Anlamı: Her işin bir yakışık alan yöntemi vardır.
Et şabarın hayırlı olsun. Anlamı: (Selahaddin amca, Aslen Kırım muhaciri, 2000, yaklaşık 85 yaşında, Gazi Mah.-Ankara)
Et tertib, vet temkin demiş. Anlamı: Tedbirini al, ihmal etme anlamında. (Fatmana Dağdaş, 17.01.2000)
Evlat! Arpa olsun, darı olsun, buğday olsun, çavdar olsun… Mendil ekmeksiz kalmasın! Kör olsun, topal olsun, sağır olsun... Yatak karısız kalmasın. Anlamı: Yukarı Dodurgalı Pilavcıların Süleyman Efendi dededen alınmıştır. (Halil Ay, Dodurga, 1949'lu, Aralık 1980)
Evlilik alaca kuş! Geçinmek zemheri (zehmeri) kış! Anlamı: (Antalyalı Ayşe Çark'dan nakleden M. Ali Şener'den naklen Said Dağdaş, 5.3.2011) Evlilik birliğinde evleninceye kadar zorluklar ve hatta geçimsizlikler pek öne çıkmaz. Evlendikten sonra ise, evliliğin uyumlu-istikrarlı yürümesinde yaşanabilecek zorluklara dikkat çekilmiştir.
Evvel mescidin içi, sonra eşiği (dışı) Anlamı: Önce kendi menfaatim, sonra başkaları anlamında. Azeri Türkçesinde eşik kelimesi Türkiye Türkçesinde olduğu gibi hem kapının eşiği deyiminde olduğu gibi bildiğimiz manada, hem de evin dışarısı anlamında kullanılmaktadır. (S. Kusekenani, 6.6.1999)
Evveli de b.kuduk! B.ka kazık dokuduk! Anlamı: Önceden de perişandık. Şimdi de perişanız. Hiçbir işimiz düzgün gitmiyor. (Fatmana Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş)
Yağmur gece yağar, gündüz diner, yıl düzgündür… Gündüz yağar, gece diner, yıl bozgundur… Evde kadın güzel, erkek çirkin ev bozgundur… Erkek güzel kadın çirkin, ev düzgündür…
Genç olan yumruk yedirir, ihtiyar olan fındık yedirir. Anlamı: Yaklaşık 20 sene önce Borçka-Camili Sağlık Ocağı’nda birisi kendisine, Böyle genceciksin! Nasıl vardın ihtiyar birine?, diye sorunca bu atasözü ile karşılık vermiş. (1938’li Tenzile Gökdemir’den naklen, 24.5.2010)
Giden gelse dedem gelirdi.
Giden gelmiş olsa, deden gelir. Anlamı: Ölen öldüğüyle kalır, atasözü ile benzer anlamda.
Hayır dile eşine, hayır gele başına.
Her yere yağmur Hak'dan gelir! Oltu'ya yağmur Pakih'den gelir! Anlamı: Pakih: Erzurum-Oltu'nun kıblesindeki köylere verilen ad. (Erzurum-Oltu-İğdeli köyünden, 1955 doğumlu Abdülkerim Demirci’den naklen Said Dağdaş, 19 Mayıs 2010, Erzurum)
Hoş geldin, hoş üstüne! Gel otur köşk üstüne. Dileğin nedir söyle! Yapayım baş üstüne. Anlamı: (Aslen Baf'lı, 1914 doğumlu Ziba Hüsnü Kavas'dan nakleden Ortaköy-Lefke'li-17.12.1953 doğumlu Dr. Türker KAVAS'dan naklen Said Dağdaş, Lefkoşe, 25.03.2011)
İki kaşağı, bir yem yerine geçer. Anlamı: Hayvanları tımarın önemini vurgular...
İnsan zengin olmak için değil, mutlu olmak için yaşamalı. Anlamı: (Gürcü atasözü, Zumbadze, 2002, s. 18)
İnsana kar gibi, kara kor gibi dokunur. Anlamı: Kabayelin (bozyelin) zararı ve faydası için kullanılan atasözü.
İstemek yüzler karası, istemeden veresi... (F. Dağdaş, 8.5.2000)
İt karı bolsar, yatıp ürür. (Eski Doğu Türkistan atasözü) Anlamı: Kuvvetten düşen it yatıp ürür, şeklinde söylenebilir. Toplum nezdine itibarı kalmayan, sadece ortalığı velveleye verir anlamında.
Kaba ardıcın gürlemesi dal ile (dallan)... Anlamı: Düğün dernek kalabalıkla, toplulukla yakışır anlamında.
Karakışta karlar, Mart'ta yağmaz, Nisan'da durmazsa değme çiftçinin keyfine.
Kavağı kes! Takıltıyı tüket! Anlamı: Sorunu kökünden çöz! Tartışmayı bitir, uzatma!
Keçi sütü emen kuzudan, hakiki koç çıkmaz. Bol kar yağan-yüksek yaylalarda gezen fareden sağlıklı, iyi fare çıkmaz. (Mişk terazinden berhil ver bizini, mir emrijini serfiraz novbiddini) Anlamı: (Dedesi Hasan Yıldız'dan nakleden Vanlı Ekrem Durur'dan naklen Said Dağdaş, 16.12.2011, Erzurum)
Keçiyi yardan uçuran bir tutam ottur. (Ji bo nefse, dikevi hefsa)
Kesiyor ama, ses çıkarmıyor. (Çravz da ar egzguncbá) Anlamı: Daha çok gizli iş çevirip başkalarına belli etmemeye çalışan kişiler için kullanılır. Dıştan bakınca aslında bilinen, daha çok gençlerin gizli sevilerini dile getirmekte de kullanılır.
Kıç ıslanmadan balık tutulmaz. (Trakis dusveleblay tevzi ar deykaveba. Gürcü atasözü)
Kıçında yok bir etek kıl, Hasan Dağına oduna gidersin... Anlamı: Boyundan büyük işlere kalkışan, yeterli birikim ve donanıma sahip olmayan kişiyi tarif etmek için kullanılır.
Kıra girmiş, usüle girmemiş. Anlamı: Ham, yobaz, kaba vb düşük vasıflı insanlar için kullanılır.
Komşu komşudan mal aparar, ırs aparar... Anlamı: Komşu komşuya mirasçı olacak kadar yakındır anlamında.
Köy buldum köpeksiz, içinde dolaşıyorum değneksiz. (Sopeliv vnahe u dzağlo, şyan viyarebi u gargno) Anlamı: (1985’li, Borçka-Camili (Macaheli)'li Sinem Gökdemir'den naklen Said Dağdaş, 21 Mart 2009)
Küpteki bulguru kim görür? Kıçtaki şalvarı el görür! Anlamı: Kişinin, bilhassa giyimine önem vermesi gerektiğini vurgulayan bir deyiş. Küpteki bulguru kim görür? Kıçtaki (G.tteki) şalvarı el görür, derlermiş Yazırlı karılar (1341'li F.Dağdaş’dan naklen S. Dağdaş, Ocak 1981)
Meskenim dağlar başı, Sahraya hacet kalmadı. İçtim ecel şerbetini, Lokman'a hacet kalmadı... Anlamı: (Dodurgalar-Aşağı Mezarlık'ta "Hacı Himmet 1322" dedenin mezar taşından naklen Said Dağdaş, Şubat 2011)
Muhabbet muhabbeti açar, muhabetten kim kaçar? Anlamı: Gaziantep’de anlatılan post hikayesi şöyledir: Cinayet işleyen birisinin deli olup olmadığını hakim kararı ile anlamak için mahkemeye çıkarmışlar. Hakim cinayeti işleyen kişinin akıl durumunu ölçmek için bir post getirtip, suçluya vermiş ve şöyle bir soru yöneltmiş: Söyle bakalım. Bu postta kaç tüy var? Suçlu şöyle cevap vermiş: - Muhabbet muhabbeti açar, muhabetten kim kaçar? Hakim Bey. Siz söyleyin bakalım. Murat köprüsünün altından günde kaç ton su geçer?
Oğlan evi dilenci, kız evi yalancı. Anlamı: Kız isterken çok ısrarlı olunmasının doğal olduğu ifade edilmektedir.
Olanın, olmayana borcu vardır. Anlamı: Yozgat – Akdağmadeni yöresine ait olduğu söylenen bu atasözü, varlıklı olanların ihtiyaç içinde bulunanlara mallarından infak etmesi gerektiğini hatırlatır.
Ölenlere Allah rahmet eylesin, kalanlara sabr-ı cemiller versin. Cümlemize de tedarikli olmayı nasib eylesin. Kendi yolunda ayaklarımızı sabit kılsın. Anlamı: Erzurum yöresinde alınan bir taziye duası.
Ölü öldüğü günkü gibi yanılsa, gelin geldiği günkü gibi sevilse. Anlamı: Yeni senek suyu soğuk tutar, atasözü ile benzer anlamda.
Ömer diyecek dudak domarışından belli olur. Anlamı: Kişinin ne demek istediği ilk cümlelerinden hatta hali tavrından anlaşılabilir.
Sacım düzen buldu hamurum tükendi, evim düzen buldu ömrüm tükendi.
Taş başında bir gömlek, saç başında bir ekmek, dünyada gezenim yok, ahirette mezarım yok. Anlamı: Çoru çocuğu olmayan Nuruz ananın içini döktüğü anda söylediği sözler. Giyecek yümek için kullanılan taşın üstünde yıkanacak bir gömleğim var.... başka hiçbir şeyim yok anlamında kahır kokan bir ifade.
Tükendi söz, karaldı köz, kalkın gidin, yatacağız biz!