Toggle Menu
Güzel sözler arşivi

Atasözleri

  1. A
  2. B
  3. C / Ç
  4. D
  5. E
  6. F
  7. G
  8. H
  9. I / İ
  10. J
  11. K
  12. L
  13. M
  14. N
  15. O / Ö
  16. P
  17. R
  18. S / Ş
  19. T
  20. U / Ü
  21. V
  22. Y
  23. Z

A harfi ile başlayan atasözü ve deyimler. En güzel atasözleri ve deyimleri, ayrıca yerel sözleri, anlamlarıyla beraber sizler için derledik. Seçtiğimiz Türkçe atasözleri örnekleri, sitemizde alfabetik olarak sıralanmaktadır. Alfabetik linklere tıklayarak sadece ilgili harf ile başlayan atasözlerini ve deyimleri görebilirsiniz.

A ile Başlayan Atasözleri

Akılsızın şaşkını beyaz giyer kış günü.
Akıntıya kürek çekilmez.
Akıntıya kürek çekme, kurak yere ekin ekme.
Akla gelmeyen başa gelir.
Aklı olmayana neylesin sakal, kayışı tarladan götürür çakal.
Aklına geleni işleme, her ağacı taşlama.
Akmasa da damlar.
Akrabanın akrabaya akrep etmez ettiğini.
Akranıyla konuşmayanın sesi, semadan gelir.
Aksak eşekle yüksek dağa çıkılmaz.
Akşam gelen misafirin, yiyeceği bulgur sıkısı, yatacağı ahır sekisi.
Akşama karşı gitme, tana karşı yatma.
Akşamın hayrından sabahın şerri iyidir.
Akşamın işine gündüz gülermiş. Anlamı: Akşam karanlığında sağlıklı iş yapılmaz anlamında.
Aktan kara kalktı mı.
Al elmaya taş atan çok olur.
Al giyen aldanmaz.
Al gömlek gizlenemez.
Al gününde al; ver gününde ver.
Al ile aslan tutulur, güç ile sıçan tutulmaz.
Al kaşağıyı gir ahıra, yarası olan gocunur.
Al malın iyisini çekme kaygısını.
Al yakışırken, el bakışırken.
Ala bakan iki bakar.
Ala keçi her vakit püsküllü oğlak doğurmaz.
Alacakla verecek ödenmez.
Alacağın bir iğne, çeliğin okkasını orantıya vurursun.
Alacağını alamayan, vereceğini veremez. Anlamı: Hesabını bilemeyen çözüm üretemez.
Alacağım olsun da alakargada olsun.
Alçacık eşeğe herkes biner.
Alçak at binmeye kolay, öksüz çocuk dövmeye kolay.
Alçak tavuk kendini ferik gösterir.
Alçak uçan yüce konar, yüce uçan alçak konar.
Alçak yer yiğidi hor gösterir.
Alçak yerde tepecik kendisini dağ sanır.
Alçak yerde yatma sel alır, yüksek yere yatma yel alır.
Aleme cellat lazım; senin olman ne lazım?
Alet işler, el övünür.
Alet işler el övünür, talih işler kul övünür. Anlamı: Dilimizde “alet işler el övünür, talih işler kul övünür“ diye bir söz var. Bu sözün alet bahsinde tuttuğu yer günümüzde alabildiğine genişliyor.
Alim ile eyle ülfet, alırsın mertebe! Cahil ile etme sohbet, dönersin merkebe! (Et alim ile ülfet, bulursun mertebe! Etme cahil ile sohbet, dönersin merkebe!..)
Alim unutmuş, kalem unutmamış.
Alışkanlık, gavurluktan zordur. Anlamı: Alışkanlıktan kurtulmak, gavurluktan kurtulup İslam’a dönmekten zordur anlamında.
Alışkın olmayan g.tte don durmaz! Anlamı: "Alışmadık g.tte don durmaz!" atasözü ile aynı anlamdadır.
Alışmış kudurmuştan beterdir.
Allah aptala eşeğini kaybettirir, sonra buldurup sevindirir(miş).
Allah'tan umut kesilmez.
Allah'ın bildiği kuldan saklanamaz.
Allah'ın ondurmadığını, Peygamber sopa ile kovar.
Allah balmumu yakana balmumu, yağmumu yakana yağmumu verir.
Allah bilir ama kul da sezer.
Allah dağına göre kar verir.
Allah dokuzda verdiğini sekizde almaz.
Allah doğrunun yardımcısıdır.
Allah fukarayı sevindirmek isterse önce eşeğini yitirtir, sonra buldurur.
Allah gümüş kapıyı kaparsa altın kapıyı açar.
Allah isterse bir kulun işini, mermere geçirir dişini; istemezse işini, muhallebi yerken.
Allah kardeşi kardeş yaratmış, kesesini ayrı yaratmış.
Allah kulundan geçmez.
Allah kulunu kısmeti ile yaratır.
Allah namazdan, oruçtan, kumardan, içkiden sorsun ama kul hakkından çok korkuyorum… Anlamı: Kul hakkını ödemenin zorluğunu hatırlatan bir veciz cümle. (1918’li, Kalecik’li Şakir Arslan’dan nakleden 1971’li torunu İlhan Arslan’dan naklen Said Dağdaş, 5.1.2012)
Allah sağ eli sol ele muhtaç etmesin.
Allah sevdiğine dert verir.
Allah son gürlüğü versin.
Allah şaşırttı mı, dayıya hala dedirtirmiş.
Allah uçamayan kuşa alçacık dal verir.
Allah verince kimin oğlu, kimin kızı demez.
Allah verirse el getirir, sel getirir, yel getirir.
Allah yolu yolsuza düşürmesin.
Allahümme ferden, sen sakla Allah’ım topalla körden. Anlamı: Bazı noksanlıkların sebepsiz olamayacağı anlamındadır.
Allı yelek, pullu yelek; gömlek yok canfes neye gerek?
Alma alı, sat yağızı, bin doruya, besle kırı.
Alma alı, satma kırı, ille doru, ille doru; yağızın da binde biri.
Alma el kızının ahını, gökten indirir şahini.
Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste.
Alma mazlumun ahını, gökden indirir şahini.
Alma yetimin ahını! Çıkar aheste aheste...
Alma sarı, satma sarı, kapındaysa tutma sarı.
Alma soysuzun kızını, sürer anası izini.
Almadan vermek, Allah'a mahsus.
Almadığın hayvanı kuyruğundan tutma.
Almak kolay ödemek zordur.
Alna yazılan başa gelir.
Alt değirmen güçlü akar.
Altı olur, yedi olur, hep Allah'ın dediği olur.
Altın anahtar her kapıyı açar.
Altın ateşte, insan mihnette belli olur.
Altın eli bıçak kesmez.
Altın eşik, ağaç eşiğe muhtaçtır.
Altın eşik, gümüş eşiğe muhtaç olur. (Altın eşik, ağaç eşiğe muhtaçtır)
Altın kepeğe muhtaç.
Altın kılıç demir kapıyı açar.
Altın leğenin kan kusana ne faydası var?.
Altın pas tutmaz,.
Altın yerde paslanmaz, taş yağmurdan ıslanmaz.
Altın yere düşmekle pul olmaz.
Altından yel geçen mala, malım var dememeliymiş. Anlamı: Mobilya, araba, hayvan vs. gibi mal varlığından ziyade toprak sahibi olmayı öğütleyen bir atasözüdür.
Altının kıymetini sarraf bilir.
Alın yazısı değişmez.
Alışmadık g.tte don durmaz.
Alışmış kudurmuştan beterdir.
Alışmış kursak, bulamacını ister.
Aman diyene kılıç kalkmaz.
Amca baba yarısı.
Amcam dayım herkesten aldım payım.
Amirin eşekse binme! Tut, çilbirinden çek!
An beni bir kozla, o da çürük çıksın.
Ana, yürekten yana.
Ana besler hurmayla, eloğlu karşılar yarmayla.
Ana gezer, kız gezer; bu çeyizi kim düzer?.
Ana gibi yar olmaz, Bagdat gibi diyar olmaz.
Ana hakkı Tanrı hakkı.
Ana ile kız, helva ile koz.
Ana kızına taht kurar, kız bahtı kocadan arar.
Ana kızına taht kurmuş, baht kuramamış.
Ana yılan, sözü yalan, karı çiçek, sözü gerçek.
Anaç tavuğun bastığı cücük, ölmezmiş. Anlamı: Özellikle ana merhametini vurgulayan bir atasözü.
Anadan olur daya, hamurdan olur maya.
Anahtar doğruyadır.
Analı kuzu, kınalı kuzu.
Analık usta, yumağı ufak yapar; çocuklar usta, ekmeği çifte kapar.