Toggle Menu
Güzel sözler arşivi

Atasözleri

  1. A
  2. B
  3. C / Ç
  4. D
  5. E
  6. F
  7. G
  8. H
  9. I / İ
  10. J
  11. K
  12. L
  13. M
  14. N
  15. O / Ö
  16. P
  17. R
  18. S / Ş
  19. T
  20. U / Ü
  21. V
  22. Y
  23. Z

D harfi ile başlayan atasözü ve deyimler. En güzel atasözleri ve deyimleri, ayrıca yerel sözleri, anlamlarıyla beraber sizler için derledik. Seçtiğimiz Türkçe atasözleri örnekleri, sitemizde alfabetik olarak sıralanmaktadır. Alfabetik linklere tıklayarak sadece ilgili harf ile başlayan atasözlerini ve deyimleri görebilirsiniz.

D ile Başlayan Atasözleri

Dadandırma kara gelin, dadanırsa yine gelir.
Dağ adamı, hasta eder sağ adamı.
Dağ başına harman yapma, savurursun yel için, sel önüne değirmen yapma, öğütürsün.
Dağ başına kış gelir, insanın başına iş gelir.
Dağ başından duman eksik olmaz.
Dağ dağ üstünde olur, ev ev üstünde olmaz.
Dağ dağa kavuşmaz, insan insana kavuşur.
Dağ deyip dangırdama, çalı ardında adam olur.
Dağ diye dangırdayıp gezme!
Dağ deyip dangırdama! Dağın sahibi var!
Dağ dumansız insan hatasız olmaz.
Dağ yürümezse abdal yürür.
Dağa çıkan keçinin dağa çıkan oğlağı olur.
Dağda gez; belde gez insafı elden bırakma.
Dağdaki kekliğin bini bir paraya.
Dağları ıssız sanma, körleri gözsüz sanma.
Dam alçak, sopa kalkmaz! Anlamı: Bu atasözü; iktidarların icraatlarında her istediğini, gönlünden geçeni rahatlıkla yapamadığını, farklı kesimlerden gelebilecek tepkileri zaman içinde eritmeyi, adım adım yol almayı tercih ettiklerini anlatmak için kullanıldı.
Dam tıpırtısı, karı bıtırtısı, var ömrümü yok etti. Anlamı: (Yukarı Dodurgalı 1341'li Fatmana Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş)
Dama dama göl olur, dada dada heç olur. Anlamı: (Şarki Azerbaycan-İran'lı Selahaddin Kusekenani'den naklen Said Dağdaş, 6.6. 1999) Damlaya damlaya göl olur, azar azar kullanmakla biter, anlamında.
Damdaki iti avluya s.çırtma.
Damdan düşen, damdan düşenin halini bilir.
Damlaya damlaya göl olur.
Danışan dağı aşmış, danışmayan yolu şaşmış.
Darağacı kurulduktan sonra, cellâtın Bağdat’tan gelir. Anlamı: Foyan ortaya çıktıktan, iş işten geçtikten sonra beklenen çabuk gelir. Kaçış olmaz anlamında…
Darı unundan baklava, incir ağacından oklava olmaz.
Darlıkta dirlik olmaz.
Davacın kadı olursa yardımcın Allah olsun.
Davetsiz gelen döşeksiz oturur.
Davul bile dengi dengine diye çalar.
Davulu biz çaldık, parsayı başkası topladı.
Davulun sesi uzaktan hoş gelir.
Dayak bile nasiple yenir.
Dayak cennetten çıkmıştır.
Dayanık öküze oha! neymiş?.
Dazlayan daza düşer, kel başlı kıza düşer.
Dede koruk yer, torununun dişi kamaşır.
Deden yok, dede paran yok. Anlamı: Sorumluluğun yok, rahatsın anlamında.
Dediğim dedik, çaldığım düdük.
Değirmende doğmuş sıçan gök gürlemesinden korkmaz.
Deh! denmiş dünyayı, Çüş! diye sen mi durduracaksın?
Deli arlanmaz soyu arlanır.
Deli deli akanı, bura bura tıkarlar.
Deli deliden hoşlanır, imam ölüden.
Deli deliyi görünce değneğini saklarmış.
Deli dostun olacağına akıllı düşmanın olsun.
Deli ile çıkma yola, başına getirir bela.
Deli kız, akıllı gelin olur.
Deli kız düğün etmiş, kendi baş sedire geçmiş.
Deliden al uslu haberi.
Delik büyük, yama küçük.
Delikli boncuk yerde kalmaz.
Delikli taş yerde kalmaz.
Delilsiz cennete bile girilmez.
Deliye bal tattırmışlar, çarşıda katran bırakmamış.
Deliye geçit yoklatırlar.
Deliye her gün bayram.
Deliye taş atma, başını yarar.
Deliye yel veriyor, eline bel veriyor.
Dem de çift, gam da çift gelir. Anlamı: Üst üste gelen iki musibeti belirtmek için kullanılan bir atasözü.
Deme dostuna, der dostuna. Bir gün olur tuz basarlar postuna.
Demir ıslanmaz, deli uslanmaz.
Demir nemden, insan gamdan çürür.
Demir tava geldi kömür tükendi, akıl başa geldi ömür tükendi.
Demir tavında, dilber çağında.
Demir tavında dövülür.
Demircinin canı demirden berk gerek.
Dene altını mihenk taşında, dene insanı bir başında.
Denenmişi denemek ahmaklıktır.
Deniz bal olmuş, fukara kaşık bulamamış.
Deniz dalgasız olmaz, gönül sevdasız olmaz.
Deniz dalgasız olmaz, kapı halkasız.
Deniz kenarında dalga eksik olmaz.
Deniz sevilir de, densiz sevilmez.
Deniz yoğurt olmuş da yemeye kaşık bulunmamış.
Denizdeki balığın pazarlığı olmaz.
Denize düşen yılana sarılır.
Denize düşen yağmurdan korkmazmış.
Denizin yanında kuyu kazılmaz. Anlamı: Bolca kaynak varken, yeni kaynak aramak anlamsızdır.
Densiz deve kuyruğu, deh! demeden sallanır.
Derdin yoksa söylen, borcun yoksa evlen.
Derdini söylemeyen derman bulamaz.
Dere her zaman kütük getirmez. Anlamı: (Araz (Aras nehri) her zaman kütük getirmez) Azerbaycan Türkçesindeki atasözü ile aynı anlamda... Her zaman ticarette kazanç olmayabilir, bu nedenle ileriye dönük tedbir almak gereklidir anlamında.
Derede tarla sel için, tepede harman yel için.
Dereyi görmeden paçayı sıvama.
Dereyi, tepeyi sel bilir; iyiyi kötüyü el bilir.
Derin su yavaş akar.
Dert, çekene göredir.
Dert Deli Ahmet'in başında.
Dert ağlatır, aşk söyletir.
Dert bir olaydı ağlamak kolaydı.
Dert gezer, derman da gezer. (Dert gezmiş, derman beraber gezmiş)
Dert gider amma yeri boş kalmaz.
Dert saklayanda kalır.
Dertsiz baş, bostan korkuluğunda.
Dertsiz baş, mezara taş.
Dertsiz baş olmaz.
Dertsiz baş terkide gerek.
Dertsiz baş yok, yarasız çam yok. Anlamı: Herkesin bir sorunu, derdi var.
Dertsiz bir kabak varmış, onun da başını kesip içini oymuşlar.
Derviş tekkede, hacı Mekke'de bulunur.
Dervişin fikri ne ise zikri de odur.
Dervişlik olaydı taç ile hırka, ben de alırdım otuza kırka.
Destursuz bağa gireni sopa ile kovarlar.
Destursuz bağa girilmez.
Devden büyük dert var.
Deve bir akçeye, deve bin akçeye.
Deve boynuz ararken kulaktan olmuş.
Deve büyüktür amma beşini bir eşek yeder.
Deve, deve yerine çöker.
Deve, devenin ötüşünden bilir.
Deve Kabe'ye gitmekle hacı olmaz.
Deve yerine deve çöker.
Deveci ile görüşen kapısını yüksek açmalı.
Deveci ile konuşan kapısını büyük açar.
Deveden büyük fil var.
Devenin üstünde kuduz dalar mı? Dalar! Anlamı: Bela en ummadık yerde bile karşına çıkabilir.
Deveye bindikten sonra çalı ardına gizlenilmez.
Deveye, boynun eğri, demişler; nerem doğru ki, demiş.
Deveye burç gerek olursa boynunu uzatır.
Deveye inişi mi seversin yokuşu mu, demişler; düz yere mi girdi, demiş.